NLB Health Check OK

04/02/1972 tarihli ve 1543 sayılı Genel Nüfus Yazımı Kanunu ile bu Kanunun  devamı niteliğinde olan ve 05/05/1972 tarihinde kabul edilen 1587 sayılı Nüfus Kanunu ile hizmette çağdaşlaşma atılımı yapılabilecek bir aşamaya gelinmiştir. 01/09/1974 tarihinde yürürlüğe giren ve Nüfus İşleri Genel Müdürlüğünü İçişleri Bakanlığına bağlı bir birim statüsüne göre düzenleyen 1587 sayılı Nüfus Kanunu dönemi nüfus hizmetlerini yeniden düzenleme olanaklarını sağlayan, nüfus idarelerinin derlenip toplandığı bir dönem olmuştur. 

Genel Nüfus Yazımı Kanunu gereğince "Nüfus idarelerinde mevcut bütün nüfus kütükleri idari birim esasına (köy ve mahalle esasına) göre yeniden, standart bilgileri içerecek şekilde ve iki örnek halinde" yenilenmiştir.

Yenilenen ve uygulamaya konulan nüfus kütüklerinde "teknik açıdan" işlem yapabilmek için bütün nüfus mevzuatını kapsayacak şekilde hazırlanan "Nüfus Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği" Bakanlar Kurulunun 08/03/1977 tarihli ve 7/13269 sayılı kararı ile yürürlüğe girmiştir. 

Söz konusu Kanun ve Yönetmelik; Nüfus teşkilatında görevli personelin öğrenim düzeyinin yükseltilmesini, müstakil bütçe uygulamasını ve Merkez Arşivi kurulmasını öngördüğünden, yeni bir teşkilatlanmaya gidilmiş ve hizmette yeni bir anlayışın hâkimiyetine yol açılmıştır.  

743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi yürürlükten kaldırılarak yerine 01/01/2002 tarihinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun yürürlüğe girmesi nedeniyle 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nda değişiklik yapma zorunluluğu doğmuştur. 29/04/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nu yürürlükten kaldırmıştır.  

Nüfus Hizmetleri 

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile;  

·       Kurumlardaki her türlü işlemde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının kullanılması esası getirilerek işlemlere sürat ve etkinlik kazandırılmıştır.  

·       Yerleşim yeri (ikamet) adresleri nüfus hizmetlerinin bütünlüğü içerisinde güncel olarak tutulmaya başlanmıştır.  

·       Zihinsel özürlü olan onsekiz yaşından büyük bulunmuş kişilerin kayıtlarının kolaylıkla tescil edilmesi gerçekleştirilmiştir.  

·       Aile veya hayat istatistiklerinin oluşturulmasında MERNİS veri tabanındaki bilgilerin kullanılmasına başlanarak bu alanda önemli ölçüde tasarruf sağlanmıştır.  

·       Yabancılar kimlik numarası uygulaması başlatılarak yabancılarla ilgili iş ve işlemler kolaylaştırılmıştır. 

·       Tanınan çocukların baba adı ve soyadı ile analarının kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgileri belirtilmek suretiyle babalarının hanesine tescil edilmelerine imkân sağlanmış ve bu konuda ortaya çıkan sorunlar giderilmiştir. 

·       Nüfus kütüklerindeki Rumî ve Hicrî tarihler Miladî yıla çevrilerek uygulamadaki aksaklıklar giderilmiştir. 

·       Nüfus kütüklerinde doğum tarihlerinde ay ve gün eksikliği bulunan vatandaşlarımızın kayıtlarındaki bu eksiklik giderilerek bu konuda yaşanan sorunlar ortadan kaldırılmıştır. 

·       Nüfus sayımı ve tespitleri MERNİS verileri esas alınarak belirlendiğinden artık eve hapis olunarak nüfus sayımı yapılması tarihe karışmıştır. 

·       Doğum olayının kanunî süresi içinde bildirilmesi halinde nüfus cüzdanı bedeli alınmaması sağlanmıştır. 

Günümüzde bilişim teknolojisindeki gelişmeler, birçok alanda olduğu gibi kamu uygulamalarında da yeni bir anlayışı ortaya çıkarmıştır. e-Devlet diye adlandırılan bu oluşum kapsamında, kamunun elindeki bilgiler elektronik ortamda, vatandaş ve kurumlarla paylaşılmaktadır. Bu paylaşım, bir taraftan kurumların hizmet sunumunda ihtiyaç duydukları bilgileri diğer kurumlardan online olarak alabilmesini, diğer yandan da vatandaşın kamu kurumlarındaki işlemlerini elektronik ortamda yapabilmesini sağlamaktadır. 

28 Temmuz 2006 tarihli ve 26242 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yüksek Planlama Kurulunun 11/07/2006 tarihli ve 2006/38 Nolu Kararı ile kabul edilen Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planının 46 nolu "Vatandaşlık Kartı; Pilot Uygulaması ve Yaygınlaştırılması" eylemi ile biyometrik unsurlar da içeren elektronik vatandaşlık kartının kimlik doğrulama için kullanımının sağlanması ve tüm kimlik doğrulama fonksiyonlarının tek bir elektronik kartta toplanması öngörülmüştür. 

Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ile nüfus işlemlerinin hızlandırılmasını, kamu hizmetlerinin tek bir noktadan alınabilmesini sağlamak, e-Devlet dönüşümü ile kamu kurum ve kuruluşlarının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası vasıtasıyla tam entegrasyonu sonucu vatandaşın birçok işlemlerini kolaylaştırmak ve vatandaş memnuniyetini artırmak amaçlanmıştır.           

Yeni kimlik kartı ile uluslararası standartlara uyum sağlamak, kamu kurum ve kuruluşları arasındaki bilgi akışını hızlandırmak, işlem zorluklarının yarattığı savurganlık, zaman ve iş gücü kaybını önlemek, vatandaşlarımıza kaliteli ve hızlı hizmet vermek ve nüfus cüzdanları ile gerçekleştirilen sahteciliği en aza indirmek hedeflenmiştir. 

Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının uygulamaya konulması ile;  

·       Uluslararası standartlara uygun taklit, tahrif ve kimlik sahteciliğinden kaynaklanan vatandaş mağduriyeti önlenecektir. 

·       e-Devlet uygulamalarında kimlik doğrulama aracı olarak kullanılacaktır.  

·       Seyahat belgesi olarak kullanılabilecektir.  

·       Elektronik imza olarak kullanılabilecektir.  

·       Kamu kurumlarının vatandaşa yönelik sundukları hizmetlerde elektronik iş süreçlerini destekleyerek bürokrasiyi azaltacaktır. 

·       Kamu hizmetlerinden yararlanan kişilerin hak sahipliği denetimi kolay ve güvenli bir şekilde yapılacaktır.  

·    Yetersiz kişi doğrulamasından kaynaklanan usulsüzlük, yolsuzluk ve mali kayıplar (sosyal güvenlik, sağlık, sigorta, bankacılık vb.) asgariye inecektir.  

·       Sağlayacağı güvenli kişi doğrulaması nedeniyle e-Devlet hizmetlerinin nitelikleri ve sayıları artacaktır. 

Bu amaçla hazırlanan ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda gerekli düzenlemelerin yapıldığı değişiklik, 27/01/2016 tarihli ve 29606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6661 sayılı Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanunla yapılan düzenleme ile; 

·       Kimlik kartı tanımlanmış, üretim, kişiselleştirme ve dağıtımına yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir.  

·       Aile kütüklerinde bulunması gereken kişisel bilgilere biyometrik veri eklenmiştir. Nüfus Hizmetleri Kanunu ve diğer kanunlarda yer alan nüfus cüzdanı ibareleri kimlik kartı olarak değiştirilmiştir.  

·       Kimlik kartı değiştirme işlemlerinde muhtarlıklardan alınan nüfus cüzdanı talep belgesi uygulamadan kaldırılmıştır.  

·       Buna bağlı olarak bu işlemlerden doğan usulsüzlükler için konan idari para cezası düzenlemesi ile  kimlik kartının kaybı ve doğumun geç bildirimi nedeniyle uygulanan idari para cezaları kaldırılmıştır.  

·       Değerli Kağıtlar Tablosu'na kimlik kartı eklenmiş ve bedeli belirlenmiştir. 

·       Elektronik İmza Kanunu'nda yapılan düzenleme ile kimlik kartlarına nitelikli sertifika yüklenmesine imkân sağlanmıştır.  

Yeni kimlik kartlarının dağıtımına 14 Mart 2016 tarihinde Kırıkkale'de başlanmış, daha sonra Rize, Trabzon, Artvin, Erzincan, Erzurum, Aksaray, Adıyaman, Burdur, Uşak, Yalova illerinde verilmeye başlanmıştır.   

02 Ocak 2017 tarihi itibariyle tüm illerimizde dağıtılmaya başlanan kimlik kartlarının, 3 yıl içerisinde tüm vatandaşlarımıza verilmesi hedeflenmiştir.  

29 Ekim 2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren,  03/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3152 sayılı Kanunun 10'uncu maddesine bir bent eklenmiştir. Bu bent ile "Pasaport, pasaport yerine geçen belgeler ve sürücü belgelerinde yer alacak bilgiler ile biyometrik verinin türü, niteliği ve alınma yaşını tespit etmek, bu belgelerin tasarımı, temini, basımı, dağıtımı, teslimi ile üretim ve kişiselleştirilmesine ilişkin işlemleri yürütmek ve bunlara dair usul ve esasları belirlemek" görevi Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne verilmiştir. 

Nüfus ve vatandaşlık işlemlerinde kolaylık sağlamak ve sunulan hizmetlerde vatandaş memnuniyetini artırmak amacıyla 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda, 7039 sayılı Kanunla yapılan ve 03/11/2017 tarihli ve 30229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemelerle;

·       Güvenli kimlik doğrulama araçları kullanılarak nüfus kayıt örneği ve yerleşim yeri belgesinin e-Devlet üzerinden alınması,

·       Adresi esas alan tüm hizmetlerde yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin etkin kullanılması, 

·       Hastane, mahkeme, evlendirme memurlukları ve dış temsilciliklere; doğum, evlenme, boşanma, ölüm olayları ile mahkeme kararlarını elektronik ortamda bildirme ve nüfus kütüğüne kaydetme yetkisinin verilmesiyle birlikte vatandaşların nüfus müdürlüklerine gitmesine gerek kalmadan işlem yapılması, 

·       Vatandaşlarımızın evlenme işlemlerini kolaylaştırmak ve seri şekilde hizmet almalarını sağlamak amacıyla il ve ilçe müftülüklerine evlendirme memurluğu yetkisinin verilmesi, 

·       Mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla Soyadı Kanununa aykırı soyadlarının, yazım ve imla hatası ya da düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadlarının il veya ilçe idare kurulu kararıyla değiştirilmesi, 

·       Kocasının soyadını kullanma izni alan kadının, mahkeme kararına gerek olmadan evlenmeden önceki soyadını yeniden alabilmesi, yine kocasının soyadı ile birlikte önceki soyadını da taşıyan kadının mahkeme kararına gerek kalmadan önceki soyadının kaldırılabilmesi, 

·       Göçmen olarak Türk vatandaşlığına alınan kişilerin doğum tarihleri ve doğum yerlerindeki hataların doğum belgeleri esas alınarak kısa sürede düzeltilmesi ve eksikliklerin tamamlanması,mümkün hale gelmiştir. 

Vatandaşlık Hizmetleri 

403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun uygulamaya konulduğu 22/5/1964 tarihinden beri bu Kanunda önemli değişiklikler yapılmıştır. Ancak zaman içinde yapılan değişikliklerle Kanunun bozulan sistematiğinin, hukuk ilkelerine uygun şekilde ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun getirdiği düzenlemeler ile Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun hükümlerinin birbirine uyumunun sağlanması açısından da yeni bir düzenleme yapılmıştır.

12/06/2009 tarihli ve 27256 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 29/05/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.  

Kanunda; Anayasamızın kabul ettiği "Dil, ırk, renk, cinsiyet, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetmeyen mutlak bir eşitlik anlayışı" ile evrensel hukuk ilkelerine uyulmuş, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi ve Avrupa Birliği üye ülkelerinin uygulamaları göz önünde bulundurulmuştur. 

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile;  

§  Türk vatandaşlığından çıkma ve yeniden vatandaşlığa alınma yetkileri İçişleri Bakanlığına devredilerek işlemlerdeki süre kısaltılmıştır. 

§  Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına yönelik işlemler basitleştirilerek süreler azaltılmıştır.  

§  İllerde vatandaşlık başvuru inceleme komisyonları oluşturularak işlemler hızlandırılmıştır.  

§  Türk vatandaşlığını kazanma başvurularının aşama ve sonuçlarının internetten öğrenilmesi mümkün hale gelmiştir. 

§  Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin haller yeniden düzenlenmiştir.  

§  Yabancı bir devlet vatandaşlığının kazanılmasında aranılan izin alma şartı kaldırılmıştır. 

§  "Türk Vatandaşlığının Kayıp Halleri" arasında sayılan" "Vatandaşlıktan Çıkarma" hükmüne yer verilmeyerek bu uygulama sona erdirilmiştir. 

§  Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin başvurularda verilen hizmet karşılığında "Vatandaşlık Hizmet Bedeli" alınması öngörülmüştür. 

28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunla 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12'nci maddesinde yapılan düzenleme ile Bakanlar Kurulunca belirlenen kapsam ve tutarda yatırım yapmak suretiyle ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancıların istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabilmelerine imkan sağlanmıştır. 

06/01/2017 tarihli ve 29940 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren,  02/01/2017 tarihli ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 29'uncu maddesine eklenen hüküm ile "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 302'nci, 309'uncu, 310'uncu, 311'inci, 312'nci, 313'üncü, 314'üncü ve 315'inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan kişilerin, Türk vatandaşlığının kaybettirilebilmesi" mümkün hale gelmiştir. 

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda, 03/11/2017 tarihli ve 30229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7039 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerle; 

§  Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen nitelikli yabancıların beş yıllık ikamet süresi içinde on iki aya kadar yurt dışında kalabilmeleri, 

§  Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin kayıtlarında oluşan maddi hataların süratli bir şekilde giderilmesi, 

§  Mülga 403 ve 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunlarına göre Türk vatandaşlığını kaybetmiş ya da vatandaşlıktan ıskat edilmiş kişilerin, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın yeniden vatandaşlığımızı kazanabilmeleri, 

§  Onsekiz yaşını tamamladığı halde aile kütüklerine kaydedilmemiş olan kişilerin, ana veya baba, bunların ölmüş olması halinde varsa kardeşleri ile soy bağını gösterir tıbbî rapor ibraz etmeleri halinde başka bir belge aranmadan kısa sürede aile kütüklerine tescil edilmeleri, sağlanmıştır.